İnsanlık tarihinin en eski inançlarından biri, kötü bakışların, kıskanç ve negatif enerjilerin insana zarar verebileceği düşüncesidir. Bu düşünce, bize atalarımızdan kolektif bilinç yoluyla aktarılmıştır. Nazar sembolü, yüzyıllardır farklı kültürlerin ve kıtaların ortak mirası olmuştur. Bu sembol, sadece bir süs eşyası değil, aynı zamanda huzurun, güvenin ve pozitif kalkanın somutlaşmış halidir.
Bu konseptimizle turkuaz, lapis ve sitrini bir araya getirdik. Üç taş, üç farklı enerji ama tek bir amaç: insanı her türlü negatif enerjiden korumak ve iç huzuru güçlendirmek. Turkuaz taşı yüzyıllardır koruma taşı olarak bilinir. Mavinin en tatlı tonlarıyla gökyüzünün huzurunu taşır. İnsan ruhunu sakinleştirir. Lapis, bilgelik ve içsel farkındalığın sembolüdür. Zihni berraklaştırır ve doğru hissetmeyi kolaylaştırır. Sitrin ise güneş enerjisi taşır; neşe ve bolluk getirir. Bu üç farklı taş bir araya geldiğinde hem ruhu hem bedeni dengeleyen güçlü bir uyum doğar.
Bilekliğin ortasında duran nazar boncuğu sembolü, tüm bu enerjilerin ortasında bir koruyucu göz gibidir. Mandala deseni, nazar boncuğuna ayrı bir estetikle hava katar. Her bir taş, nazar boncuğu sembolü ile birlikte bir anlam bütünü oluşturur: huzur, mutluluk, bilgelik ve koruma. Tatlı renk geçişleriyle de hoş bir görüntü sunan nazar konseptimiz, sadece bir saat değil, insanın kendini kötü enerjiden, karamsar düşünceden ve her türlü negatif bakış ve niyetlerden koruyan zarif bir aksesuardır. Bazen en güçlü koruma, inançla takılan bir sembolde gizlidir.