Bazı objeler sadece birer eşya değildir; onlar birer hikaye anlatır, bir kültürü fısıldar, bir coğrafyanın ruhunu taşır. İzlandalı Viking konseptimizde tam olarak böyle bir parça...
Saatin kadranında yer alan Viking sembolü, bu eserin kalbini oluşturur. Sembol, Vikinglerin savaşçı, kâşif ruhunu ve Nordik mitolojinin bilge yönünü temsil eder. Kenarlardaki Drekar olarak adlandırılan ejderha başları, Viking gemilerinin pruvalarını süslerdi. Bu başların, deniz yolculuklarında onlara koruma sağladığına inanılırdı.
Görselde kullanılan örgü desenleri, Viking sanatının stilini anımsatır. Bu sonsuz düğüm ve geçişler, kaderin birbirine bağlı ipliklerini simgeler.
Kordonda yer alan lav taşı ve mavi kuvars, konseptin adını aldığı İzlanda'daki Mavi Lagün'ün renklerini sembolize eder. Mavi Lagün, volkanik kayaçların ortasında yer alan, kendine has mavi bir renge sahip jeotermal bir göldür.
Kordondaki lav taşı, volkanik bir oluşumla meydana geldiği için güç, dayanıklılık ve topraklanma enerjisini temsil eder. Volkanik kökenleri nedeniyle kök çakra ile ilişkilendirilir; cesaret ve motivasyon sağladığına inanılır. Volkanik bir patlamanın ardından oluşması, aynı zamanda yeniden doğuş ve arınma sürecini de sembolize eder. Konseptimizde, Mavi Lagün'deki volkanik kayaçları lav taşı ile sembolize etmek istedik.
Mavi göl ise mavi kuvars tarafından temsil ediliyor. Mavi kuvars, huzur ve dinginlik ile ilişkilendirilen sakinleştirici bir etkiye sahip bir taştır. Mavi Lagün'deki oluşum tam olarak buna benzer: Volkanik patlamalar sonrası oluşan kayaçlar, İzlanda'nın soğuk ikliminde sıcak ve huzur veren bir Mavi Lagün'ü ortaya çıkarmıştır.
Bu yönüyle konseptimiz, zorluklardan sonra gelen kolaylığı ve cesareti temsil eder. Doğanın çelişkilerini, zıtlıklarını bir araya getirerek huzurlu bir denge kurar.